Kötümser Kişilere Ne Denir? Biraz Mizah, Biraz Gerçek!
Bazen hayatın doğal hali şöyle olur: Gözlüklerimiz ya pembedir, ya da tamamen kara renkte! Hepimiz tanırız, etrafımızda mutlaka vardır bir “kötümser” arkadaş. Bu kişiler, dünyaya öyle bir bakar ki, güneş bile doğsa “Bugün yine bir bulut görmedim, yakında yağmur yağacak” derler. Peki, onlara ne denir? “Kötümser” demek yeterli mi, yoksa başka bir şey mi bulmalı? Gelin, bu sorunun cevabını biraz mizahi bir dille arayalım!
Kötümserlere “Gerçekçi” Demek Ne Kadar Doğru?
İlk başta, hemen hepimizin aklına gelen bir kelimeyle başlayalım: Gerçekçi. Evet, evet… Kötümserler kendilerini “gerçekçi” olarak tanımlarlar. Sanki hayatın sadece karanlık tarafını görmek, bir tür süper güçmüş gibi! Bir kötü şey olduğunda, “Bu da olurdu zaten” diyerek, durumun gerçekten ne kadar korkunç olduğunu adeta “tecrübeyle sabit” şekilde vurgularlar. Onlar için dünyada her şey “çok iyi giderken bile” bir “ama” vardır. Kötümser bir arkadaşla yola çıktığınızda, sabah kahvaltısında eklenmiş bir garipliği bile bir felakete dönüştürebilir. Mesela: “Bu peynirin son kullanma tarihi geçmiş olabilir, kim bilir.”
Kadın Kötümserler: Empatiyle “Daha Kötü” Görmek
Kadınların bazen bu konuda kendi tarzları var. Kötümserlikleri genellikle “empatik” bir dokunuşa sahip olur. Yani, bir şey kötü olursa, bu sadece “kötü” olmakla kalmaz, kesinlikle daha kötü bir hale gelir. Kadınlar, kötü bir durumu ele alırken neredeyse bir dizi dramatik olay sırasına sokar ve bunu size tüm detaylarıyla anlatırlar. Şöyle bir örnek verelim:
Kadın Kötümser: “Yahu, bugün yağmur yağarsa bir daha eve giremezsek, soğuk alırsak ve sonra hasta olursak, çalışamayız. Hiç kimse bizim yerimize çalışmaz. Sonra da işimizden oluruz… ama en kötüsü de hastalıklarımızı kimse düşünmez. Hiç kimse bize yemek getirmez. Bir çorba da mı içsek?”
Erkek: “Aa, ama yağmur da o kadar yoğun değil.”
Kadınlar kötümserliğe empatik bir boyut ekleyerek, başlarına gelebilecek en kötü durumu önceden hissettikleri için, her şey biraz fazla dramatikleşebilir. Oysa erkekler, biraz daha çözüm odaklı, “Yağmur yağıyor ama iki dakika sonra geçer. Merak etme, başımızı sokacak bir yer buluruz” şeklinde olaya yaklaşır.
Erkek Kötümserler: Strateji ve Pratiklik Peşinde
Kötümser erkekler? Onlar biraz daha stratejik olurlar. Yani, bir şeyin kötüye gitme ihtimaline karşı bir planları vardır. “Her şey yolunda gitmiyor, o zaman kriz yönetim planını devreye sokalım!” yaklaşımını benimserler. Kötümser erkekler için, hayatta her şeyin negatif tarafını görmek değil, ondan nasıl yararlanabileceklerini çözmek önemlidir. Bazen bir erkeğin kötümserliğini öyle bir stratejiyle harmanladığını görürsünüz ki, sanki bir felaketi önceden tahmin edip, ona göre pozisyon alıyordur!
Mesela:
Erkek Kötümser: “Yağmur yağıyor. Ama ya bu yağmurda patlayan çatılar olabilir ve elektrik kesilebilir. O zaman elektrik jeneratörü alalım, yola çıkmadan her ihtimale karşı buzdolabını tamamen donduralım. Sadece hazırlıklı olmalıyız!”
Kadın: “Yağmur yağıyor, ne kadar kötü! Dışarıda soğuk var mı? O zaman dışarı çıkamayız. Lütfen sıcacık bir şeyler içelim.”
Kötümser erkekler de elbette felakete odaklanırlar ama bunu daha çok çözüm üretme yönünde kullanırlar. Durum ne kadar kötü olursa olsun, kendilerine bir çözüm bulma yönünde enerjilerini harcarlar. Tabii, bu genelde “bunun daha kötüsü olamaz” noktasına gelene kadar sürer!
Kötümser Kişilere Ne Denir? “Dünyanın Felaket Gözlü Karamsarları” mı?
Yine de, kötü niyetli değiliz, değil mi? Sonuçta kötümser olmak, bir suç değil! Ama bu kişilere şüphesiz bir ad takmak gerekirse, “felaket senaristi” ya da “kötümser kahraman” gibi yaratıcı isimler de akla gelebilir. Çünkü her olayı dramatize etmek, ne olursa olsun felaketi öngörmek gerçekten de özel bir yetenek gerektiriyor!
Bunu yaparken, kötümserlik aslında bazen insanı daha fazla dikkatli ve hazırlıklı kılabilir. Her şeyin kötü gidebileceğini öngörerek, bazı riskleri de önceden almış olurlar. Fakat “her şey kötü gider” düşüncesiyle yaşamak da oldukça yorucu olabilir. Ne de olsa, bir olayın kötüye gitmesi için her zaman hazırlıklı olmak da insanın sabrını zorlayabilir!
Şimdi, Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Peki ya siz? Kötümserlik konusunda nasıl bir yaklaşımınız var? Kötümserler için farklı bir ad öneriniz var mı? Bir kötümserin size söylediklerini düşündükçe, kahkaha atmak ya da ağlamak mı daha mantıklı? Yorumlarınızı bekliyoruz, çünkü eminim herkesin bu konuda eğlenceli bir hikayesi vardır!
Kötümserlerin dünyasında biraz gülümsemek ve bakış açımızı değiştirmek, hepimize iyi gelebilir!